Kurumsal yapay zekâ, karar alma süreçlerine doğrudan etki etmeye başladığı zaman sadece hız ve verimlilik sağlamakla kalmayarak aynı zamanda belirsizlik bölgelerini de genişletir. Bu belirsizlik, teknolojiden bağımsızdır çünkü asıl sorun karar yetkisinin dağılımının belirsiz olmasıdır. Birçok kuruluş yapay zekâ çıktılarını kullanırken, bu çıktılara ne kadar güvenileceği ve hangi çerçevede inceleneceği aslında net değildir.
Bu aşamada risk, sistemin yanlış sonuç üretme olasılığından çok daha geniş bir anlam taşır. Risk, yanlış kararın kimin sorumluluğunda olacağı, hatanın nasıl tespit edileceği ve kurumsal kontrolün nerede başlayıp nerede biteceği ile ilgilidir.
Bu soruların yanıtlanmaması halinde yapay zekâ, potansiyeline bakılmaksızın kurum içinde dikkatli bir mesafe ile karşılanır. Projera Consulting, bu duruma sadece teknik bir sorun olarak bakmadan doğrudan yönetimle ilgili bir mesele olarak ele alır.
Kurumsal Yapay Zekâ ile Risk Algısının Yanlış Yönlendirilmesi Hususunda
Kurumsal yapay zekâ bazlı yapılarda riskler genellikle veri güvenliği veya model doğruluğu gibi başlıklarla sınırlı kalır. Ancak karar süreçlerine etki eden bir sistemde esas risk, kurumsal rol dağılımının belirsizliğidir. Yapay zekâ bir öneride bulunduğunda, bu önerinin karar üzerindeki etkisinin belirsizliği durumu kurumsal ölçekte daha fazla riske neden olur. Bu durum genellikle bazı sonuçlara yol açar;
- Yönetim katmanları yapay zekâ çıktılarından uzak kalır
- Karar alma süreçleri yavaşlar
- Sistemden elde edilen fayda sınırlı kalır
Risk, burada teknolojinin kendisinden değil, teknolojinin karar yapılarıyla olan etkileşiminden kaynaklanır.
Kurumsal Yapay Zekâ ‘da Kontrol Olmazsa Güven de Olmaz
Kurumsal yapay zekâda güven aslında soyut bir beklentiden ziyade spesifik ve belirgin bir sonuçtur. Güven, kontrol edilebilirlik aracılığıyla inşa edilir. Bir sistemin ne şekilde çalıştığı değil, hangi koşullarda hayata geçtiği ve hangi sınırlarda kullanıldığı güveni oluşturan temel yapı taşlarındandır. Etkili kontrol mekanizmaları en nihayetinde, şu sorulara net yanıtlar verir:
- Yapay zekâ hangi kararları etkiler, hangilerine etki etmez?
- İnsan değerlendirmesi hangi aşamada gereklidir?
- Sistem çıktıları nasıl izlenir ve değerlendirilir?
Bu soruların netleşmesiyle kurumsal yapay zekâ kontrol dışı bir unsur olmaktan çıkarak kurumsal disiplinin bir parçası haline gelir.
Gereğinden Fazla Kontrol ve Kontrol Eksikliği Arasındaki İnce Çizgi
Bazı kuruluşlar risk kaygısıyla yapay zekâyı fazla ve aşırı biçemde denetlemek ister. Bu yaklaşım, sistemin etkisini azaltır böylelikle kurumsal yapay zekâ yalnızca ikincil bir araç haline getirir. Diğer tarafta ise hız ve esneklik uğruna kontrol mekanizmaları göz ardı edilir. Bu durumda da güven problemi ortaya çıkar. Kurumsal yapay zekâda sürdürülebilirlik, bu iki uç arasında dengeli bir yaklaşım geliştirmeye dayanmaktadır. Kontrolü aslında sistemi yavaşlatan bir engel olarak değil, doğru şekilde planlandığında karar süreçlerini netleştiren bir yapı olarak görmek daha mantıklı ve bütüncül bir yoldur.
Peki Kurumsal Güven ve Kurumsal Yapay Zekâ İlişkisi Nasıl Oluşturulur?
Kurumsal güven, bireysel kullanıcı deneyimlerinden değil, ortak kurallardan çıkar. Bir departmanın kurumsal yapay zekâ temeline güven duyması yeterli değildir. Güvenin kurum genelinde oluşabilmesi için ortak ilkeler, standartlar ve beklentiler belirlenmelidir. Bu kapsamda:
- Yapay zekâ çıktılarının nasıl değerlendirileceği netleştirilir
- Farklı ekipler arasında tutarlı bir anlayış sağlanır
- Yönetim katmanları sürecin doğal yapısının bir parçası haline gelir
Böylelikle bu yapı, kurumsal yapay zekâ kullanımının gelişigüzel ve sırasız olmamasını, tam olarak sistematik bir şekilde kullanılmasını sağlar.
Kurumsal Yapay Zekâ ile Risk Yönetimi Karar Sürelerini Yavaşlatır Mı?
Genel düşüncenin tam tersine aslında risk yönetimi karar verme süreçlerini yavaşlatma zorunluluğu taşımamaktadır. Aksine, belirsizliklerin azaltılması, karar alma işlemlerinin hızını arttırır. Tanımlanmış sorumluluklar ve sınırlar içeren bir ortamda, kararlar daha az tartışmalı hale gelir. Kurumsal yapay zekâda risk yönetimi bu bağlamda sistemi durduran bir unsur değildir ve güveni arttırarak uygulama alanını genişleten bir bileşendir.
Projera Consulting Yaklaşımı Sayesinde Kurumsal Yapay Zekâ ile Yönetilebilir Güven
Projera Consulting kurumsal yapay zekâda risk ve kontrol konusunu kaçınılması gereken bir alan olarak görmez. Aksine, onu değer üretimi için gerekli bir unsur olarak görerek amacını yapay zekâyı kısıtlamadan yönetilebilir ve güvenilir bir hale getirmek olarak tanımlar. Bu güvenilir çerçevede;
- Risk alanları, karar verme süreçleriyle birlikte ele alınır.
- Kontrol noktaları, operasyonel akışı engellemeyecek şekilde konumlandırılır.
- Güven, ölçülebilir göstergelerle takip edilir.
https://consulting.projera.com adresinde sunulan bu yaklaşım, yapay zekâyı geçici bir araç olmaktan çıkarıp kurumsal bir yetkinlik haline dönüştürür. Kurumsal yapay zekâ, ancak risk, kontrol ve güven faktörleri bir arada değerlendirilirse kalıcı bir değer yaratır. Gelin, beraber kalıcı değerler yaratalım.
