Kurumsal yapay zekâ çoğunlukla bir teknoloji yatırımı olarak değerlendirilir. Fakat yapay zekânın gerçekten bir etki yaratabilmesi direkt olarak organizasyonel uyum ile doğrudan bağlantılıdır. Aynı yapay zeka sistemi, farklı organizasyon yapılarında tamamen farklı sonuçlara yol açabilir. Bu, teknolojinin yapısından değil, organizasyonun karar alma süreçlerinden, rollerin dağılımından ve sorumlulukların işleyişinden kaynaklanır. Birçok kuruluş, yapay zekâdan teknik olarak fayda sağlayabilirken, organizasyon genelinde kalıcı bir değişim gerçekleştirememektedir.
Yapay zekâ bazı gruplar tarafından aktif bir şekilde kullanılırken, diğer gruplar ise geride durmaktadır. Bu durum, yapay zekânın kurumsal bir yeterlilik haline gelmesini önler.
Projera Consulting, bu durumu kesinlikle yapay zekâ eksikliği olarak görmez, aksine organizasyonel uyum sorunu olarak görmektedir.
Kurumsal Yapay Zekâ Süreçlerinde Organizasyonel Uyumsuzluk ve Ölçeklenme Sorunu
Kurumsal yapay zekâ projelerinin pek çok kısmı pilot aşamada başarılı bir şekilde yürütülmektedir. Ancak ölçekleme aşamasında aynı başarının yakalanması zordur. Bunun ana sebebi, organizasyonun tamamının eşit bir karar disiplini ile hareket etmemesidir. Uyum eksikliği genellikle şu biçimlerde kendini gösterir:
- Yapay zekâdan elde edilen sonuçların bazı ekiplerce benimsenmesi ve bazıları tarafından dikkate alınmaması,
- Karar alma süreçlerinde farklı standartların uygulanması,
- Rol ve sorumlulukların belirsizliği.
Bu tür bir ortamda yapay zekâ, kurumsallıktan daha ziyade, bölümsel bir çözüm olarak kalmaktadır.
Kurumsal Yapay Zekâ Başarısında Karar Disiplini Ne Demek?
Karar disiplini alınan kararların hangi verilere, hangi yetkiler çerçevesinde ve hangi sorumluluklarla alındığının netliğini ifade eder. Kurumsal yapay zekâ, bu disiplini desteklediği ölçüde anlamlı bir değer sunar.
Karar disiplini olmayan yapıların yapay zekâ çıktıları şöyle kullanılmaktadır:
- Referans olarak kabul edilir ama bağlayıcılığı yoktur,
- Sonuçlar bireysel yorumlar tarafından etkilenir,
- Aynı veri farklı kararlar ile sonuçlanabilir.
Bu durum, yapay zekânın güvenilirliğini zedeler ve organizasyon içerisinde tutarsızlıklar yaratır.
Organizasyonel Direnç
Yapay zekâya karşı uygulanan direnç aslında bilinçli bir karşı duruş değildir. Çoğunlukla belirsizlikten kaynaklanmaktadır. Çalışanlar, yapay zekânın kendi rollerini nasıl etkileyeceğini net bir şekilde göremediklerinde temkinli davranır. Direnç ile ilgili temel ve yaygın sebepler şunlardır:
- Karar yetkisinin nasıl değişeceğinin belirsizliği,
- Yapay zekâ çıktılarının nasıl değerlendirileceğine dair netlik olmaması,
- Başarısızlık durumunda sorumluluğun kime ait olacağının belirsizliği.
Bu belirsizlikler ortadan kaldırılmadan yapay zekânın kurumsal yapay zeka olarak benimsenmesini beklemek ve organizasyonel uyum sürecinin başarıyla tamamlanması gerçekçi değildir.
Kurumsal Yapay Zekâ Organizasyonu Nasıl Görünür Kılar?
Kurumsal yapay zekâ doğru bir şekilde konumlandırıldığında organizasyonel netlik sağlar. Çünkü karar alma süreçlerini görünür kılar. Hangi verinin hangi kararı etkilediği açıkça belirlendiğinde, organizasyon içindeki tartışmalar azalır. Bu uyum şu alanlarda etki yaratır:
- Karar alma süreçleri daha açık hale gelir,
- Farklı takımlar aynı verilere dayanarak eyleme geçer,
- Yönetim ile operasyon arasındaki kopukluk azalır.
Bu etki, yapay zekânın teknik gücünden değil, organizasyonel uyum entegrasyonundan kaynaklanmaktadır.
İnsan ve Kurumsal Yapay Zekâ Arasındaki Boylam
Kurumsal yapay zekâ insan kararlarını ortadan kaldırmaz. Aksine, karar kalitesini artırmak için insan değerlendirmelerine destek verir. Ancak bu destek rolü net bir şekilde tanımlanmadığında dengesiz yaklaşımların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Doğru denge şu ilkelerle belirlenir:
- Yapay zekâ analiz yapar, insan karar verir,
- Son sorumluluk her zaman insana aittir,
- Yapay zekâ karar verme sürecini hızlandırır, ancak yetkileri devralmaz.
Bu yaklaşım, organizasyon genelinde yaygın bir kabul görür.
Kurumsal Yapay Zekâ Benimsenmesi Nasıl Sağlanır?
Kurumsal benimseme eğitimle değil, deneyimle oluşur. Yapay zekâdan anlamlı sonuçlar elde eden ekipler, sistemi sahiplenir. Ancak bu deneyimlerin tutarlı olması da şarttır. Projera Consulting yaklaşımında benimseme şu şekilde ele alınmaktadır:
- Kurumsal yapay zekâ kullanımı net kurallar çerçevesinde belirlenir,
- Çıktıların karar alma süreçlerindeki etkisi belirgin hale getirilir,
- Yönetim katmanları sürecin aktif bir parçası haline gelir.
- Bu yapı, kurumsal yapay zekâyı ekstra bir araç olmaktan çıkarır.
Projera Consulting ile Uyumlu Kurumsal Yapay Zekâ Dönüşümler
Projera Consulting, kurumsal yapay zekâ dönüşümünü organizasyonel uyumluluk açısından ele alır. Amaç, yapay zekâyı mevcut yapı ile zorla birleştirmek değil, karar alma süreçlerini güçlendirecek biçimde konumlandırmaktır. Bu yaklaşım çerçevesinde:
- Organizasyonel roller belirlenir
- Karar alma süreçleri yapay zekâ ile uyumlu duruma getirilir
- Benimseme süreci ölçülerek yönetilir
Projera Consulting bünyesinde yer alan bu yaklaşım, yapay zekâyı sadece bir teknik girişim olmaktan çıkararak kurumsal bir yetkinliğe dönüştürmektedir. Kurumsal yapay zekâ, organizasyonda uyum sağlandığında sürdürülebilir bir değer üretir. Aksi taktirde, güçlü fakat etkisiz bir araç olarak kalır.
Diğer yazılarımıza buradan erişebilirsiniz.
